Politika

Gelecek İzmit: “Coğrafya Kader Değildir”

Gelecek İzmit: “Coğrafya Kader Değildir” … Uçar; “Afet risk yönetimi sadece bir meslek grubunun işi değildir. Disiplinlerarası çalışmalar önemlidir. Zorunlu deprem sigortası (ZDS) mutlaka yaygınlaştırılmalı ve kapsamı genişletilmelidir” dedi. detaylar saydam haberimizde…

Gelecek İzmit: “Coğrafya Kader Değildir”

Gelecek Partisi İzmit İlçe Başkanı Ömer Uçar 1-7 Mart Deprem Haftası nedeniyle basın açıklaması yaptı. Uçar, olası depremlere karşı tarihsel verileri ve bilimsel araçları kullanarak, hazırlık, planlama ve tedbirle deprem meydana gelse dahi, sosyal ve ekonomik kayıpları azaltmanın elimizde olduğunu söyledi.

1-7 Mart Deprem Haftası nedeniyle basın açıklaması yapan Gelecek Partisi İzmit İlçe Başkanı Ömer Uçar şu görüşlere yer verdi;
“Ülkemiz bulunduğu coğrafi konum itibarıyla yoğun sismik tehlikeye maruzdur. Lakin, coğrafya kader değildir! Deprem yaşanmış bir yerde, mutlaka tekrar deprem olur. Deprem önlenemez ve zamanı asla tahmin edilemez bir doğa olayıdır.

Olası depremlere karşı tarihsel verileri ve bilimsel araçları kullanarak, hazırlık, planlama ve tedbirle deprem meydana gelse dahi, sosyal ve ekonomik kayıpları azaltmak bizlerin elindedir. Depremlere karşı hazırlıklı olmanın temeli eğitimdir.

2021 Afet Farkındalık Eğitim Yılıdır. Sadece bu yıl değil, afet risk yönetimi eğitimlerini her zaman, sürekli yapıp, toplumun afetlere karşı hazırlık ve dayanıklılığını arttırmak öncelikli görevimizdir.

Yapılan hazırlık, eğitim ve planlamaların olmazsa olmazı tatbikatlardır. Teorik bilgi, mutlaka pratiğe dönüştürülmelidir.

Kaliforniya’da 40 yıl süren ve ranta dayalı olmayan kentsel dönüşüm programı ile depremlere dayanıklı bir eyalet ve toplum yaratılmıştır. Bu dünyadan sadece bir örnektir. Ülkemizde ivedilikle mevcut yapı stoğunun incelenmesi, önceliklendirilmesi ve güçlendirme veya yeniden inşa edilerek, tüm binalarımızın depremlere dayanıklı hale getirilmesi zorunludur. Ancak bu şekilde meydana gelebilecek can ve mal kayıpları önlenebilir.

İstanbul ve İzmir gibi ülkemizin birçok kenti 1. derece deprem kuşağındadır. Buradaki bütün binaların ve faya uzakta olsa da yine de 2. derece etkilenebilecek diğer kentlerimizde tüm zayıf konutların tespiti ve acilen depreme ve varsa diğer tehlikelere karşı güçlendirilmesi ve yeniden yapılandırılması gerekir. Kanal İstanbul gibi projelere harcanacak kaynaklar, bunu başarmak için yeterlidir.

Sağlam zemin üzerine, güçlü ve deprem yapı yönetmeliğine uygun bina inşa edilirse, aynı Japonya örneğinde olduğu gibi 7 büyüklüğünde deprem olsa bile, binamıza güvendiğimiz için sağsalim, hiçbir şey olmadan hayatımıza devam ederiz.

Yaşlılar, çocuklar, kadınlar, engelliler, turistler (yerel dili bilmedikleri ve duyuruları anlayamayacakları için), hayvanlar gibi kırılgan gruplardır ve deprem başta olmak üzere her tür afette öncelikli destek almalıdırlar.

Olay öncesi, olay anı ve olay sonrası olmak üzere üçlü bir sarmal halinde hareket eden afet risk yönetiminde, olay öncesi ne kadar hazırlıklı olunursa, olay meydana gelirse ve sonrasında o kadar hızlı müdahale ve iyileştirme yapılabilir.

Afet bilinci ve etik/ahlak eğitimi okul öncesinden başlayarak bütün topluma ve sürekli olarak verilmelidir.

Afetlere dayanıklı bireyler, afetlere dayanıklı toplum, afetlere dayanıklı bölgeler ve afetlere dayanıklı ülkeler yaratılması mutlaktır.

Paydaş yönetimi, yani merkezi yönetim, yerel yönetimler, STK’lar, üniversiteler, özel sektör ve bütün ilgili birimler ortak akılla, işbirliği halinde hareket etmelidirler.

Afet risk yönetimi sadece bir meslek grubunun işi değildir. Disiplinlerarası çalışmalar önemlidir. Zorunlu deprem sigortası (ZDS) mutlaka yaygınlaştırılmalı ve kapsamı genişletilmelidir. ZDS olası depremlere karşı finansal zarar azaltma aracıdır.

Afet risk yönetişimi (disaster risk governance) olmazsa olmazdır. Tüm organların, her birlikte senkronize çalışması ve işlevinin sağlanmasını gerektirir. Afeti yönetmektense, öncesinde riski yönetmek, zararları azaltmada ve hasarı önlemede tek yoldur.”

Daha Fazla Göster
Başa dön tuşu